Çocuğunuzun Yemek Yememesinin 10 Sebebi

ÇOCUĞUNUZUN YEMEK YEMEMESİNİN 10 SEBEBİ

Çocuğunuzun besini reddetmesi sizi şaşırtabilir ancak birkaç küçük ipucu size yardımcı olabilir, hatta her şeyi değiştirebilir.

Çocuğunuz bir yemeği hazırlamak, pişirmek ya da servis etmek gibi zaman alıcı işlerle ilgilenmez. Beğenmediğini göstermesi için burnunu çevirip bir el hareketi yapması yeterlidir. Ben de bebeğimde bunun ne kadar sinir bozucu bir durumu tecrübe ettim ancak bu kişisel bir şey değil yani sakın üzerinize alınmayın. Çocuğunuzun yemeği reddetmesinin birçok yaygın nedeni var. Şimdi bunlardan en sık olanlara ve bunlar karşısında ne yapmamız gerektiğine bakalım, ne dersiniz?

  • Çocuğunuzun kendini baskı altında hissetmesi

Eğer çocuğunuz yemek yerken kendini zorlanmış ya da anne – babasının yemek sırasındaki endişesini hissederse muhtemelen o yemeği yemeyecektir. Yemek sırasında neyi ne kadar yediğine odaklanmayı bırakın! Çünkü sizi kendi yemeğinizi yerken görürse o da yemeğiyle ilgilenecektir. Unutmayın, çocuklar anne babaları taklit ederler!

Çocuğunuzda gerekli besin çeşitliliğini sağlayarak kendi beslenme saatini oluşturun ve onunla ilgilenmeyin. Biliyorum, hiç yemek yemediği durumlarda bu pek de kolay değil ancak deneyin. Kendisi ne kadar yediğini kontrol etsin. Baskıyı olabildiğince azaltın.

  • Hayır demeye hakkı yokmuş gibi hissetmesi

Çoğu çocuğun, alışverişte veya yemeği hazırlama – pişirme – servis sırasında yardım ettiğinde daha iştahla yediğini biliyoruz. Bu yüzden, çocuğunuzu bu tür yemek aşamalarına dahil etmeye çalışın.

Çocuğunuza hayır hakkını verin. Hemen paniklemeyin, tabi ki sağlıklı sınırlar oluşturarak. Yani demek istediğim aslında kararı siz veriyor olun, ancak çocuğunuz sizin ona sunduğunuz yiyeceklerden neyi, ne zaman, ne kadar yiyeceğini belirliyor olsun.

  • Çocuğunuzun sıkılmış veya bunalmış hissetmesi

Tabi ki her çocuk anne babasını sever ama özellikle biraz daha büyük çocuklar tekrar tekrar aynı yemeği görmekten sıkılabilir. Arada bir de olsa, bazı sağlıklı atıştırmalıkları ya da öğündeki yemeklerinde farklı tarifler kullanarak ilgi çekici hale getirerek yemek üzerindeki iştahlarını kaybetmemeye özen gösterin.

  • Gerçekten aç olmaması

Artık yeni yürümeye başlayan çocukların iştahının, en iyi zamanlarda bile tahmin edilemez ve düzensiz olabileceğini biliyoruz. İki yaşından sonra, büyüme yavaşlar ve sabit şekilde ilerler, bu da yeni yürümeye başlayanların eskiden olduğu kadar aç olmadıkları anlamına gelir. Yani, bir gün çocuğunuz masadaki her yemeği yerken, bir gün verdiğiniz yemeği hiç yemediği anlamına gelebilir. Böyle durumlarda, sıkça duyduğunuza emin olduğum “gerçekten aç değilim” ifadesini kabul etmeye çalışın ve çocuğunuza mutfağın yemek vaktinden sonra kapanacağını hatırlatın.

  • Dikkati yemek dışındaki başka şeylerle dağılmış olabilir

Çocuklarınızın TV izlemelerine, telefonla oynamalarına ya da masadaki oyuncaklarla ilgilenmelerine izin vermek, olası dikkat dağıtıcı unsurlardır. Çocuğunuz, önlerindeki bir ekranla kolayca ve istenilen miktarda yemeği tüketebilirler, çünkü dikkatleri yemekte değil. Ancak bu çocuğunuzun doyma hissini sağlamamakla birlikte yeme bilincinin oluşmasını da önemli ölçüde engellemektedir.

  • Yemek porsiyonları çocuğunuza göre büyük olabilir.

Unutmayın, sizin yediğiniz miktarla çocuğunuzun ki bir değil! Yemek miktarlarını azaltırsanız çocuktan daha fazlasını istediğine dair geri dönüşler alabilirsiniz. Ben kendi kızımda porsiyonları azaltarak ama her şeyden yeteri miktarda yediğinden emin olarak, dengeli bir beslenme düzeni oluşturmuştum. Size de bunu tavsiye ediyorum.

  • Çocuğunuz kendini iyi hissetmediğini söylemesi.

Çocuğunuz iyi hissetmiyorsa, bir öğünde iyi bir yeme miktarı göstermesi olası değildir. Bu genellikle bir hastalığın ortaya çıktığının ilk işarettir. Bu durumda, çocuğunuzun yeterli miktarda su içtiğinden emin olun ve iştahı dönünceye kadar beyaz pirinç, muz, beyaz ekmek, kraker, çorba ve elma püresi gibi kolay sindirilen yiyecekler sunun.

Çocuğunuz hastalandığında, onların zorlanmadan yiyecekleri yemekleri sunun. Bunun dışında, sıvıları en önemlisidir. Çocuğunuz ayrıca yemek yemekten rahatsızlık duyabilecek sindirim problemlerine sahip olabilir. Sorunun bu olduğundan şüpheleniyorsanız, daha yüksek lifli tam tahıllara, meyvelere ve sebzelere ve birçok sıvıya daha fazla yer verin ve domates ve narenciye gibi yüksek asitli gıdalardan ve baharatlı gıdalardan uzak durduğunuzdan emin olun. Bu sorunlar devam ederse, daha fazla yardım için çocuğunuzun doktoru veya çocuk diyetisyeniyle konuşun.

  • Çok fazla süt veya meyve suyu alınması.

İki yemek arasında süt içmenin doyurucu bir etkisi olabilir, çünkü süt proteinin yanı sıra yağ da içerdiği için çocuğun ihtiyacı olan doymuşluk hissini sağlayabilir. Çocuklara günde en fazla 500 mL süt verilmelidir. Her öğünde yarım bardak vermeyi deneyin ve yemek aralarında hidrasyonu sağlamak amaçlı yalnızca su verin.

Meyve suyu, çocukların ihtiyaç duymadığı fazla kalori ve şeker içerir. 250 mL meyve suyu kutusunun altı çay kaşığı şeker içerdiğini biliyor muydunuz? Çocuğunuz meyve suyu içiyorsa, günde 125 mL’den (1/2 bardak) daha fazlasını sınırlandırın.

  • Çok fazla miktarda yemek dışı atıştırmaları.

Gün boyunca fazlaca atıştıran çocuklar, yemek için masaya oturduklarında çok dolu hissedeceklerdir. Bu nedenle, atıştırmalık zamanlamalarını yemek öğünlerine göre oluşturmak çok önemlidir. Çünkü bu denge sağlanamazsa, çocuğun gerekli besini sağlayamaması dışında aile içindeki iletişiminin de ileriye dönük bir şekilde etkilemesine yol açabilir. Ayrıca, unutulmamalıdır ki, sağlıklı atıştırmalıklar her zaman ilk tercih olmalıdır. Peynir ve kraker veya ev yapımı kek ve süt veya yoğurt ve meyve !

  • Çocuğunuzun yorgun olması.

Yürümeye başlayan küçük çocuğunuzun yemek için çok yorulması olası bir durumdur. Uzun bir oyun, kreş, anaokulu vb. günlerden sonra bazı çocuklar yemek için masaya oturacak enerjiye bile sahip değildir. Çocuğunuzun telaşlı olması, ağlaması, gözlerini ovuşturması muhtemelen göstermeye çalıştığı yorgunluk belirtileridir.

Çocuğunuzun akşam yemeklerinde düzenli olarak bu belirtileri gösterdiğini fark ederek yorulduğunu gözlemlerseniz, öğleden sonra uykusuna ihtiyaç duydukları sonucuna varmanız gerekebilir. Bunun dışında bir başka çözümde, daha erken yenilen bir akşam yemeği saati belirlemek olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir